Yazar : Fuzûlî
Çevirmen : Hüseyin Ayan
Kategori : Edebiyat
Ürün Satışta.
Favorilere Ekle
Format : Kitap
Barkod-ISBN : 9786056311833
Yayın Tarihi : 2017-02-27
Yayın Dili : Türkçe
Baskı Sayısı : 2.Baskı
Sayfa Sayısı : 140
Kapak : Karton
Kağıt : 2.Hamur
Boyut : 135 X 195
Hakkında
Yorumlar
Resimler ve Dosyalar
Bu kitap medeniyetimizin içli ve samimi sesi Fuzûlînin iki eserini bir araya getiriyor. Rind ile Zâhid ve Sıhhat ile Maraz.

Rind ile Zâhid, insanoğlunun en kadim ve asli yönelişlerinden biri olan hakikate ve anlamlar dünyasının sırlarına yapılan bir keşif yolculuğu. Basmakalıp düşüncelerin ve görünüşlerin ötesindeki anlamlar evreni, şekilden manaya doğru yapılan seferler, zihnin bitmek tükenmek bilmeyen sorularına karşılık, gönlün kanmayan susuzluğu Zâhid isimli baba ile, Rind isimli oğlunun diyaloglarında dile geliyor. Korku çukurundan çıkıp ümit vadisine yapılan yolculuklar, doğru kılığına girmiş yanlış, ceza elbisesini giymiş masumiyet bu sorgulamalara eşlik ederek varoluşun yüzeyinden derinliklerine doğru hikmetin arandığı bir manevi ve fikri oluşuma dönüşüyor. Eserde hakikat ile yanılsama, görünüş ile gerçek, şekil ile öz, gösteriş ile samimiyet sürekli çatışırlar. Sonunda denizin dibindeki taş ile inci tanesi bir ve aynı olacaktır. Kuru bilgiye itiraz eden Rindin arayışları, hem kendisini hem de hakikat algısı şekil üzerine kurulu Zâhidi değiştirecektir.

Sıhhat ile Maraz, günümüz tıp ilminin verileriyle de uygunluk gösteren öncü bir eser. Eserin kahramanları herkesin bildiği fakat tanımadığı, ruhumuza ve bedenimize hakim unsurlar: güzellik, aşk, ruh, kan, safra, balgam, sevda, mizaç, sıhhat, dimağ, maraz ve perhiz. Fuzûlî, insan ruhunu ve bedenini savaş alanına çeviren bu unsurların mücadelelerini, insanın varlığını kötülüklerden koruyabilmesi, olgunluğa erişebilmesi, ruhun iyi hasletlerle donanarak beden mülkünü sıhhatle idare edebilmesi için neler yapması gerektiğini sembolik bir yöntemle ve bilgece anlatıyor.

Samimiyet, coşkunluk, sadelik, duyarlılık ve ifade kudretinin bir araya geldiği bu iki eser, ömrünü kültürümüze adamış Prof. Dr. Hüseyin Ayanın çevirisiyle yeniden vücud buluyor.

Okuyucu Yorumları